Nahiv
Fâil ve Mef'ûl
Başlangıç · 20 Ocak 2026
Fiili yapan ile fiilin üzerine geçtiği unsuru ayırmak: merfû fâil, mansûb mef'ûl ve kısa bir irab örneği.
Fâil ve Mef'ûl
Nahiv podcasti
Süre yok
Fiilin iki tarafı
Nahiv, cümleyi duyguya göre değil, öğelerin görevine göre okur. Fiil cümlesinde önce fiilin kendisi sorulur, sonra iki soru gelir: bu işi kim yaptı, bu iş kimin üzerine geçti? Birinci sorunun cevabı fâildir. İkinci sorunun cevabı, geçişli fiillerde mef’ûlün bihtir.
Fâil, fiili yapan isimdir ve merfûdur. Ref alameti, tekil isimde çoğunlukla dammedir. Mef’ûlün bih, fiilin tesir ettiği isimdir ve mansûbdur. Nasb alameti, tekil isimde çoğunlukla fethadır. Bu iki hareke, cümlenin gözle görülen haritasıdır.
Örnek cümle: خَلَقَ اللَّهُ الْإِنْسَانَ
- خَلَقَ fiildir, mazi, malum.
- اللَّهُ fâildir, merfû.
- الْإِنْسَانَ mef’ûlün bihtir, mansûb.
Kök خ ل ق halk burada “yaratmak” anlamındadır. İrab, anlamı süslemez; kimin yapan, kimin yapılan olduğunu harekeyle sabitler.
İrab tablosu
| Öğe | Görev | İrab | Alamet |
|---|---|---|---|
| خَلَقَ | Mazi fiil | Mebnî | Fetha üzere mebnî |
| اللَّهُ | Fâil | Merfû | Damme |
| الْإِنْسَانَ | Mef'ûlün bih | Mansûb | Fetha |
Sık karışan yer
Türkçede özne her zaman fiilden önce durduğu için, Arapçada fiilden sonra gelen merfû isim ilk bakışta nesne sanılabilir. Sıra yanıltır, hareke yanıltmaz. اللَّهُ damme ile merfûdur, öyleyse fâildir. الْإِنْسَانَ fetha ile mansûbdur, öyleyse mef’ûldür. Takdim ve tehir olsa da irab görevini korur.
Mef’ûl her fiilde bulunmak zorunda değildir. Lazım fiil, mef’ûl istemez. جَاءَ زَيْدٌ cümlesinde زيد fâildir; ortada mansûb bir mef’ûl aranmaz. Geçişli fiilde ise mef’ûl düşerse anlam eksik kalır: “yarattı” dendiğinde, neyin yaratıldığı sorusu açık kalır.
Çalışma
- Üç kısa ayet seçin. Fiili daire içine alın, merfû ismi fâil, mansûb ismi mef’ûl diye yazın.
- Aynı cümleyi fâil sonda, mef’ûl önde kurup harekelerin değişip değişmediğine bakın.
- Lazım bir fiille geçişli bir fiili yan yana koyup mef’ûlün nerede kaybolduğunu not edin.